Hepimiz sira disi yanlarimizdan besleniyoruz, hirslarimiz, ozlemlerimiz, pismanliklarimizdan. Guclendiren duygular cunku bunlar bizi. Hamur gibi yoguruluyoruz bin bir cesidiyle, evriliyoruz. Sanirim birbirimizden ayrildigimiz nokta, kendimizi bu akisa ne kadar birakabildigimiz, zira cogumuz tekrara dusuyor farketmeden. Mesela, rutin denilen sey..tehlikeli bir kelime. Ozgur yanim hic barisik degil onunla. Ruhumu cendereye sokmak gibi. Bir tarafta da duzen var icinde, guven. Egitim, cevre, statu bizi yontarak sekil veriyor ama biz o sekilsiz hamuruz aslinda. En ilkel yanimiz hep bizimle, sadece biz taniyoruz onu.Yillar once okudugum bir psikoloji kitabi, tasidigimiz her genin icinde gizli bir hikaye oldugundan bahsediyordu. Buyuklerimiz, bize hikayelerini biyolojik yollar ile miras birakiyormus. "E madem herkes bir ornek olurdu" diyebilirsiniz cunku bende boyle gecirdim aklimdan ilk okudugumda. Fakat kitap soyle devam ediyor; "bu genler, yalnizca onlari aktiflestirecek olaylar yasadigimiz surece kendini gosteriyor". 18 yasindaki bir hastasinin, anlasilamayan bir sebep ile nefes alamamaya baslamasi ve hayati fonksiyonlarinin zayiflamasi ile hastaneye kaldirilmasina dayandiriyor psikolog hipotezini ve bu kitabi yaziyor. Genc cocuk yuruyus yaptigi sirada fenalasiyor ve bir basak tarlasinin yaninda baygin halde bulunuyor. Yapilan tum tetkiklerin son derece normal cikmasi, olayin psikolojik boyutunu akillara getiriyor. Gencin gecmisine donuluyor, aile agaci cikarilip, olabildigince bilgi toplanmaya calisiliyor. Sonunda teshisin, yillar once savas zamani yasamis buyuk babasinin, tum ailesinin dusman askerleri tarafindan oldurulmesine dayandigina karar veriliyor. Buyuk babanin ailesiyle yasadigi ev, ucsuz bucaksiz bir basak tarlasinin hemen yanibasinda. Dusman askerlerinin kapiya dayanmasi ile aile, evin en kucugu olan buyuk babayi, evde guvenli bir yere saklayarak kaciyor fakat askerler tum aileyi basak tarlasinda yakalayarak olduruyor. Silah seslerini duyan cocuk saklandigi yerden cikiyor ve tarlada tum aile fertlerinin olduruldugune sahit oluyor. O kucuk cocuk icin, basak "olum" olarak kodlaniyor ve genetik olarak torununun cocuguna aktariliyor. 18 yil boyunca basak goren, basak iceren yemekleri yiyen bu cocuk, sadece uccus bucaksiz bir basak tarlasi gordugunde, tasidigi o gen aktiflesiyor ve tum vucudu oluyormus gibi bir reaksiyon veriyor. Cok etkileyici buldum ben bu hikayeyi. Dusundugumuzden cok daha karmasigiz gercekten.
Sirf su calkantili ruh halimin sucunu birilerine atabileyim diye onca sey yazdim, bilimsel veri kullandim, referans verdim:p Bir dahaki gunah cikartmada gorusmek uzere!
Bilimle!
No comments:
Post a Comment